Yolsuzluk, işsizlik, bencillik, ekonomik bunalımlar, kişisel gelişim engelleri, ekonomiden siyasete, eğlenceden insan ilişkilerine sosyal ve kişisel hayatın her boyutunda yozlaşmışlık, eğitimsizlik, bağnazlık, yobazlık, muhafazakarlık, sömürü düzeni, savaşlar, çıkar uğruna katledilen milyonlar, cinsel ve sınıfsal eşitsizlik, kapitalizmin bilinçaltına hitabıyla oluşan şekilci marka bağımlılığı, toplumsal ve çevresel sorunlara duyarsızlık, saldırganlık, empati yoksunluğu gibi sayarken bile iç karartan sorunlara genel olarak baktığımızda, dolaylı yoldan veya doğrudan tüm bu sorunların aslında iki ortak noktası olduğunu görmek, meraklı, araştırmacı ve yeni bilgilere açık beyinler için zor değildir: Para ve Din.